beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
iqos satış sohbet islami sohbetler islami sohbet cinsel sohbet omegle tv türk sohbet Penis Büyütme Ameliyatı Penis Enlargement Surgery Turkey Burun Estetiği Ankara Lazer Epilasyon Ankara Lazer Epilasyon Ankara Kürtaj Ankara Kızlık Zarı Dikimi Ankara Lazer Epilasyon Konya Cilt Bakımı Konya Kıl Dönmesi Tedavisi Ankara Hemoroid Tedavisi Ankara Meme Ultrasonu Ankara Radyolog Ankara Selülit Tedavisi Konya Göz Kapağı Estetiği Ankara

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

KAYBOLAN BAYRAMLAR, SOLMAYAN HATIRALAR.
KAYBOLAN BAYRAMLAR, SOLMAYAN HATIRALAR.
 
Onbir ayın sultanı olan ramazan ayını;tuttuğumuz oruçlarla, teravih namazlarıyla, yaptığımız ibadetlerimizle bitirirken insan eski Ramazan bayramlarıyla yeni Ramazan bayramlarını karşılaştırmadan edemiyor.Eskisi gibi kutlanamayan bayramların ve yaşanılmayan örf ve adetlerimizin yerine getirilmeyip yitirildiği düşüncesiyle bu yazıyı yazmak istedim. Büyüklerimizin anlatımıyla eskiden bayramlarda birbirine gelinip gidilirdi, büyükler hatırlanırdı ,evlerde mutluluk olurdu.Bayram telaşı sarardı hepimizi diye başlar ve üzüntülerini dile getirirler her bayramda. Aslında o kadar haklılar ki şimdiki nesilde bırakın büyüklerinin yanına gitmeyi, gördüğü zaman saygıyla elini bile öpmekten kaçınır olmuş. Şimdiki nesilde bayram telaşını geç bayramın ne zaman olduğundan bile bihaberler. Zamanla kaybolan geleneklerimizi ve adetlerimizi hatırlayacak olursak... Evlerde Ramazan ayının ortasında başlayan bayram hazırlıkları, ev temizliği ile başlardı. Yeni giysiler alınır veya dikilmeye başlanır, pırıl pırıl ayakkabılar bayram sabahını beklerdi. Hele de çocuksan o alınan tertemiz elbiselerine, ayakkabılarına bakıp bayram sabahı giyeceği heyecanıyla uyuyamaz olurdu çocuklar.Bayram günü gelecek misafirler için yemekler, ikram edilecek şekerler, kolonyalar alınırdı. Çocukların deyimiyle şeker bayramıydı.Ramazan en güzel bayramdı. Bayram günü geldiğinde, önce bayram namazına gidilir, ardından mezarlıklar ziyaret edilirdi. Evde topluca kahvaltılar yapılır, bayramlaşma faslı başlardı. Eller öpüldükçe bayram harçlıkları toplanırdı. Daha sonra akraba ziyaretleriyle bütün bayram devam ederdi . Hele köyde bayram bir başka olurdu.Köyün büyükleri; çocuk,genç demeden herkesi etrafında toplardı. Hep beraber köydeki tüm evler dolaşılır ev sahiplerinin elleri öpülür ve ikram edilen şekerler toplanırdı.Sonra köyün yaşlı ve ileri gelenin evinde büyük ve geniş bir sofra açılır ve güzel bir yemek ziyafeti verilirdi. Herkes bu sofra etrafında toplanır ve oruç ayının güzelliklerinden, barıştan,kardeşlikten bahsedililirdi.Eskiden diyerek yine söze başlayıp artık bayramlaşmayı bile zar zor yapan bir toplum olduğumuz ortada. Telefonda bayramlaşıp tatil köylerinin, otellerin yolu tutulup eğlenmeye yer aranır oldu. Oysa ki bayramlarımızın amacı milli ve dini duyguların, inanışların pekişmesi, taze ve canlı tutulması yanında, toplumun birlik ve beraberliğini sağlamada ve bunun bireylerin bilincinde yer etmesinde de büyük önemi vardır. Ne yazık ki değerler önemini kaybediyor ve her geçen zaman da daha da uzaklaşılan ve yitirilen geleneklerimiz oluyor. Tek yapabileceğimiz kendi dinimize örf , adet ve geleneklerimize sahip çıkarak nesilden nesile aktarılacak güzel anılar bırakmak. Bu bilinçle topluma yararlı bireyler yetiştirmek,kopmayacak bir bağ yaratmaktır.
 
En güzel anıların birlikte paylaşıldığı, huzur dolu bir bayram olsun. Sevdiklerinizle nice bayramlar geçirmek dileğiyle,
 
Ramazan Bayramınız mübarek olsun...
 
Bilal Yumru
Tarihçi Viranşehir
Bu yazı 274 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum