-
Bilal Yumru (Tarihçi Yazar)
Tarih: 09-02-2026 17:23:00
Güncelleme: 09-02-2026 17:28:00
KULLUK
Kulluk bir pazarlık değildir.
Hayata girmeden önce imzalanmış bir sözleşme hiç değildir.
Bizden bir şey istenmeden önce, her şey verilmiştir.
Hayat verilmiştir ve onun devamı için sayısız nimetler seferber edilmiştir.
Nefes verilmiştir.
Akıl verilmiştir.
Kalp verilmiştir.
Zaman verilmiştir.
Yani Ücret peşin ödenmiştir.
Bu yüzden ibadet bir karşılık değil, bir cevaptır.
Hizmet bir yük değil, sorumluluktur.
Kulluk ezilmek değildir; haddini bilmektir.
İnsan secdeyle küçülmez.
Aksine, yerini bulur.
Cennet ubudiyetin karşılığı değildir
O bir fazl-ı İlahidir.
Ubudiyet bir farkındalıktır.
Kulluk, almak için yapılan bir şey değildir.
Zaten alınmış olana sadık kalmaktır.
Bu bir zorunluluk değil, bir bilinçtir.
Bir mecburiyet değil, bir şükür duruşudur.
Nasıl ki üstad Bediüzzaman'a talebeleri bir soru sorar.
Sual : Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiat veriyoruz . Acaba asıl mal sahibi olan Allah , ne fiat istiyor ?
Elcevab : Evet o Mün'im-i Hakikî , bizden o kıymetdar nimetlere , mallara bedel istediği fiat ise ; üç şeydir .
Biri : Zikir . Biri : Şükür . Biri : Fikir'dir .
Başta " Bismillah " zikirdir .
Ahirde " Elhamdülillah " şükürdür .
Ortada , bu kıymetdar
hârika-i san'at olan nimetler
Ehad-i Samed'in mu'cize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derketmek fikirdir .
Bediüzzaman Said Nursi / Sözler - 7
İşte aynen böyle bir şeydir kulluk ve kulluk bilinci.
Allah herkese bu kulluk bilincini nasip etsin inşallah vesselam...
Tarihçi Viranşehir
Bilal yumru